Cesur Yeni Dünya İnceleme

annakavehmehr.com

Karşı ütopya olarak nitelendirilen ve ütopya türünün en önemlilerinden olan Cesur Yeni Dünya, modern dönemin karakteristik özelliklerinin ele alındığı bir kitaptır. Bu kitabın bireysel özgürlük ve demokratik düzene yer verilmeyen makineleşmiş bir toplum düzenini eleştiri amacıyla yazıldığı söylenilebilir. Cesur Yeni Dünya’da eski uygarlığın ve onu yaratan değerlerin unutulması için bir dizi koşullanma yöntemi geliştirilerek eğitim verildiği göze çarpmaktadır.

2540 yılında Londra’da geçen kurgu, toplumsal düzenin kusursuzlaştırılmasında bilimin etkin bir rol oynadığını bizlere göstermektedir. Huxley’nin karşı ütopyasında iktidarın emrinde olan ve herhangi bir direnişi daha ortaya çıkmadan onları önleyen ve engelleyen işlevlere sahip yöntemler bulunmaktadır.

Huxley’nin ütopyasında hastalık, açlık ve savaşlar yoktur; herkesin mutlu olduğu bir toplum mevcuttur. İktidar müdahaleci bir yapıdadır ve insanlar yapay yollarla üremekte, modern bir kast sistemi oluşturulmaktadır.

Cesur Yeni Dünya üç aşamalı bir kurguya sahiptir ve bunu kısaca şöyle özetleyebiliriz: Birinci kısım da Dünya Devleti’nin bilimsel, sosyal ve kültürel yapısı açıklanmıştır; ikinci kısım da ise Londralı Bernard ve Lenina’nın Malpais’e yani doğal-pastoral dünyaya yaptığı turistik gezi anlatılmaktadır. Son olarak üçüncü kısım Bernard ve Lenina ile birlikte Dünya Devleti’ne gelen Malpaisli Vahşi John’un deneyimlerine yer vermektedir; John’un Londra’daki uygar dünyaya eleştirel yaklaşımı, başkaldırı çabası ve de sonunda başarısız olması anlatılmaktadır.

Cesur Yeni Dünya’da insanın üremesi tamamıyla devletin elindedir ve ‘Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi’ olarak adlandırılan kurum, seri insan üretimiyle uğraşmaktadır. Toplumsal istikrarın önemli araçlarından biri olan ‘Bokanovskileştirme’ işlemiyle fazla sayıda embriyo elde edilmekte ve böylelikle doğumdan önce bireylerin zekâ seviyeleri belirleyen 5 adet sınıf oluşturulmaktadır. Sınıflar Yunan alfabesinin harflerine göre, hiyerarşik biçimde Alfa, Beta, Gamma, Delta ve Epsilon olarak adlandırılır. Bebekler şişelerinden sosyalleşmiş bireyler olarak çıkmaktadırlar. Doğduklarında sınıflarına göre belirlenen işlere sahip olan Alfalar ya da Epsilonlar; kuluçka merkezi müdürleri ya da geleceğin kanalizasyon işçileri olacaktırlar.

Cesur Yeni Dünya’nın öğretim yöntemlerinin temelini, Dış- Doğum, Yeni Pavlov Koşullandırması ve Uykuda Öğretim yöntemleri gibi teknikler oluşturmaktadır. Uykuda öğretme yöntemi diğer bir adıyla hipnopedya, küçük çocukların daha okula başlamadan önce sekiz aylıkken başladıkları bir öğretimdir. Bebekler uyku saatlerindeyken kırk-elli kere tekrarlanan sözcükler ve cümleler dinlerler. Her sınıfa ait bebekler, kendi toplumsal sınıflarının özelliklerini bu şekilde öğrenmektedir. Koşullanma aynı zamanda Duygu Filmleri, Sentetik Ses ve Müzik yayını yapan Propaganda Büroları ile desteklenmektedir.

 Koşullandırmaya örnek verecek olursak, deltalar; kitaplara yöneldiğinde şiddetli bir gürültü duyarlar, çiçeklere yöneldiklerinde ise elektrik şokuna maruz kalırlar. Kitap ve gürültü, çiçek ve elektrik şoku zihinlerde birbirleriyle ilişkilendirilerek bebekler kitap ve çiçeklere nefret besleyerek büyüyeceklerdir. Uykuda öğrenim de ise kitapta örnek olarak karşımıza “Sınıf Bilincine Giriş” dersi çıkar. Beta bebeklerine ses kaydı dinletilmektedir. Bu ses kaydı ise şöyledir: Delta çocukları haki giyerler. Hayır, ben delta çocuklarıyla oyun oynamak istemiyorum. Epsilonlar daha da kötüler. Okuyup, yazamayacak kadar aptallar. Üstelik siyah giyerler, Beta olduğum için öyle mutluyum ki.

Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’sında, insanlar henüz doğmadan zihin seviyeleri belirlenir ve uykuda öğrenim, klasik koşullama gibi yöntemlerle toplumun bireyleri, üyesi oldukları sınıfların içinde kendilerini ömür boyu huzurlu hissederler. Huxley’nin karşı ütopya düzeninde yönetim böylelikle her tür olası sınıflararası çatışmayı engellemiş olur. Tüm bu şartlandırmaların amacı ise insanlara kaçınılmaz toplumsal yargılarını sevdirmektir.

  • Öztürk, F. (2004). Ütopyalar ve Eğitim Sorunsalı. Eğitim Bilimleri ve Uygulama Dergisi, 3(5), s. 89- 114.
  • Polatel, A. (2016). Ters Ütopya Yazınında Çeviri: George Orwell’in 1984 Romanının Çevirilerindeki Çevirmen Kararlarının Bütünce Temelli Çözümlemesi (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Üniversitesi, İstanbul.
  • Erin, İ. ve Tezcan, S. (2014, Kasım). Distopik Filmlerin Mekan ve Toplumsal Yapı Bağlamında İncelenmesi. Dünya Şehircilik Günü 38. Kolokyumu, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul, s. 1- 16.
  • Çörekçioğlu, H. (2016). Biz ve Cesur Yeni Dünya’da İlkelcilik. Folklor/edebiyat, 22(86), s. 93- 108.
  • Huxley, A. (2013). Cesur Yeni Dünya. İstanbul: İthaki Yayınları.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s