ÜLKEMİZDE HAKETTİĞİ İLGİYİ GÖREMEMİŞ 10 DİZİ

Not: Bazı açıklamalarımız sizlere dizinin reklamını (diziyle reklamını yapmak için tabi anlaşmadık, sadece birimizin mesleği reklamcılık:D) yapıyormuş izlenimi bazıları ise diziyi heyecanlı bir şekilde arkadaşımıza anlatıyormuş izlenimi verebilir!!!

1.FLEABAG

Kaynak:imdb.com

2016 yılında gösterime giren trajikomik yapım aynı zamanda dizinin başrolünü oynayan Phoebe Waller-Bridge tarafından yaratılmıştır. Seyircisiyle buluştuğu andan itibaren başarılı yapımlar arasına giren dizi birçok alanda da ödül kazanmıştır. En yakın arkadaşını kaybeden bir kadının(karakterimizin adından hiç söz edilmiyor o yüzden Fleabag olarak bahsediliyor) yaşamından kesitler aktarıyor dizi. Sahibi olduğu kafe batmak üzere olan, biraz patavatsız, bizce mizah anlayışı takdir edilesi ve biraz verdiği yanlış kararlarla hayatı iyice kötüye giden Flabag’in dibe vurmasını izliyoruz. Phoebe Waller-Bridge’in doğrudan izleyici ile konuşması(bazen sadece attığı bir bakış bile yetiyor) hem dördüncü duvarı başarılı bir şekilde yıkıyor hem de sanki siz oradaymışsınız gibi hissetmenize sebep oluyor . Diziyi övdüğümüz ve neden izlemeniz gerektiğini madde madde açıkladığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

2. Dirk Gently’s Holistic Detective Agency

Kaynak:dizi-mania.com

Otostopçunun Galaksi Rehberi ile ülkemizde de popüler olmuş Douglas Adams’ın kitabından uyarlanan dizinin başrolünde artık tanımayan yoktur diye düşündüğümüz Elijah Wood oynamakta. Özellikle fantastik severlerin seveceği dizi için iddia ediyoruz -ki kendimizden oldukça eminiz- ilk 5 dakikasında dizi ilginizi çekecek ve diziyi izlerken kendinizi sürekli “cidden şu an ne oldu?” derken bulacaksınız. Dizinin konusunu kısaca özetlemek gerekirse: Pararibulitis hastası olan kız kardeşine bakan Todd’un (Elijah Wood) çalıştığı otelde ilginç bir cinayet işlenir. İlginçten kastımız ise otel odasında ki kocaman ısırıkların köpekbalığı ısırığı olmasıdır 😁

Daha sonra asansördeyken karakterimiz kendisinin gelecekteki halini görür ve olaylar iyice karışmaya başlar. Evine camdan girmeye çalışan her şey birbiriyle bağlantılı olduğunu söyleyen Dirk Genlty isimli dedektifin de olaya dahil olması kendilerini birbiri ardına gelen olayları çözmeye çalışırken bulurlar. Anlattıkça daha da anlatasımız gelen diziyi merak edenler buradan incelememize ulaşabilirler.

3.After Life

Kaynak:imdb.com

Özellikle son senelerde ülkemizde tanınırlığı artan, zekasına, cheers demesine hayran kaldığımız ve dünyayı yönetse gıkımız çıkmaz dediğimiz Rick Gervais (kendisini The Office’in yaratıcısı olarak veya ödül töreninde Apple CEO’sunu yerin dibine soktuğu konuşmasıyla tanıyor olabilirsiniz) yine harika bir kurguyla karşımızda. Kanserden ölen eşi Lisa’nın ardından istediği gibi davranmayı, istediğini söylemeyi süper güç olarak gören Tony’nin hikayesini izliyoruz. Konu orijinal olmasa da işleniş biçiminde kendine has bir havası var. Ricky Gervais’in senelerdir talk showlarında işlediği çok hassas konuları yine kendi mizahı ile dizi de ele alıyor. Diziyi izlerken birden ağlamaya başlayıp daha ağlamanız bitmeden gülüyorsanız merak etmeyin, dizinin insan üzerinde yarattığı etkisi böyle. Bizce izleyin, izlettirin.

4. Don’t Trust The B in Apartment 23

Kaynak:hulu.com

İkinci sezon sonunda iptal edilerek kalplerimizi kıran ABC’ye selam olsun. Başrolünde Breaking Bad ve Jessica Jones’ta oynadığı roller ile tanınmış Krysten Ritter’ı izliyoruz. Bu diziyi anlatırken umarım çenemiz düşmez, çünkü çok seviyoruz.

Hayallerinin işi için New York’a taşınan June’un (Dreama Walker) hayatı birden tepe taklak olur. İş yeri kapanan ve evinden çıkmak zorunda kalan June birçok ev arkadaşı ilanı ardından kendinisini Chloe’nin(Krysten Ritter) mükemmel ev arkadaşı olarak göstermesi sonucu eve taşınmaya karar verir. Tek sorun Chloe’nin dolandırıcıdır; evine taşınan herkesten kira parası aldıktan sonraki hafta insanları delirterek evden gitmelerine neden olmaktadır. Chloe uç noktalarda yaşayan, sizi sınırınıza kadar zorlayan, sırf asistan olarak çalışması için çocuk evlat edinen, bencil ama bir o kadar da sevilesi, eğlenceli bir karakter.

Chloe açısından sorun ise June’un inatçı olması ve ne yaparsa yapsın evden çıkmamasıdır. İlerleyen zamanlarda arkadaş olmaya başlayan bu zıt ikilinin başından geçenleri izlediğimiz eğlenceli bir komedi dizisi. Yan karakterlerinin diziye zenginlik kattığı gerçeğinden söz etmeden duramazdık.Bir zamanlar Amerika’da insanları kendine hayran bıraktığı dizide oynamış olan James Van Der Beek dizide de kendisini oynamaktadır ve Chloe’nin yakın arkadaşıdır. Eric André ve Michael Blaiklock’un oynadığı karakterler ise gariplik-sevimlilik çizgisi üzerinde duran, diziye tat katmış oyunculardır. Bizce Krysten Ritter’ın kariyeri boyunca oynadığı ve oyunculuğuyla kendine hayran bıraktığı diziyi kesinlikle izlemeli ve ne düşündüğünüzü bize söylemelisiniz.

5. Hannibal

Kaynak:pinterest.com

Tabaklarınızı hazırlayın ziyafet var!! Tabi bu ziyafet sizin damak tadınıza uyar mı bilemedik. Silence of The Lambs filminden tanıdığımız ve Anthony Hopkins’in performansıyla kalpleri fethettiği Hannibal Lecter karakterini biraz daha yakından tanıma şansı buluyoruz. Ne kadar polisiye dizisi sanılsa da aslında psikolojik gerilim dizisi.

Red Dragon filmi öncesini anlatan dizide, ileri düzeyde empati kurma yeteneğine sahip olan(yani şöyle diyebiliriz ki olay yerine adım atar atmaz suçlunun zihniyle bütünleşen Will kadının/adamın attığı her adımı görebiliyor) ve suçluların profillerini oluşturan Will Graham’in (Hugh Dancy) FBI’a yardım etmesiyle olaylar başlıyor. Peşinde olduğu katilin zihin yapısı Will’in zihnini bulandırmaya başlayınca, FBI’ı davranış biliminin başında bulunan ajan Jack Crawford(Laurence Fishburne) Will’i ünlü psikiyatrist Hannibal Lecter’a (Mads Mikkelson) yönlendirir. Hem vakalara hem de Will’in akıl sağlığını yardımcı olması için çok sevgili Hannibal’ımız böylece devreye girmiş oluyor. Tek sorun şudur ki FBI’ın incelediği cinayetlerin bazıları Hannibal tarafından işlenmiştir. Üstüne Hannibal sırf merakından kedinin fareyle oynadığı gibi Will’in zihni ile oynamaktadır.

Klişe cinayet sahnelerinden sıkıldıysanız diziye bir göz atın deriz. Ayrıca sanatsal yönüyle duyusal ve görsel zevkler yaşatan, oyunculuklarıyla sizler hayran bırakan Hannibal her yönden doyum sağlayacak bir dizi. Eğer gerçekten üstüne düşünülerek kurgulanmış bir dizi izlemek istiyorsanız durmayın ve yavaşça arama motorunuza yönelin.

6. Modern Love

Kaynak:episodedergi.com

New York Times’ın aynı adlı bölümünde yayımlanan gerçek hikayelere dayanan, aşkın ya da aşık olmanın her halini anlatan bir dizi var karşımızda. Her bölümünde ayrı bir hikayenin anlatıldığı ve her bölümde, hepimizin severek izlediği Anne Hathaway, Dev Patel, Tina Fey, Cristin Milioti ve Andrew Scott gibi oyuncular oynamakta. Geçmişte kalan ama unutulamayan aşklar, yeni tanıştığınız birine duyduğunuz o ilk heyecan, kaybettiğiniz kişiye duyduğunuz özlem ve bazen de kendi başınıza yaşamak zorunda kaldığınız durumlar… 8 farklı ilişkinin 8 farklı hikayesini izlediğimiz dizide bazen gülüyoruz bazen üzülüyoruz bazen de kendi hayatımızdan küçük yansımalar görüyoruz. Bizce hayattan sunduğu kesitlerle ilişkileri çok iyi anlatan bir dizi. Ne dersiniz sizde izledikten sonra yorumlarda buluşalım mı ?

7. The Newsroom

Kaynak:amazon.com

Başrollerinde Jeff Daniels ve Emily Mortimer gibi ünlü oyuncuların yer aldığı ve ülkemizde çok farkedilmediğini düşündüğümüz dizi bir haber kanalının kamera arkasında yaşananlara odaklanıyor. Will McAvoy (Jeff Daniels) konuşmacı olduğu panelde öğrencilerden birinin sorduğu “Amerika neden dünyanın en iyi ülkesi” sorusuna verdiği ağır yanıtla basının ilgisini üstüne toplayan ACN kanalının baş spikeridir. MacKenzie McHale’in (Emily Mortimer) işe alınmasıyla haber kanalında sadece doğruların konuşulması ve gerçek haberciliği geri getirme gibi bir değişiklik yapmaya karar verilmesiyle yaşananları anlatıyor dizi. Sözlerini sakınmayan ve güçlü karakterlere yer veren dizi, işlediği konularla gerçekte de çok tepki toplamıştır. Bizce diziyi izlenebilir kılanda bu olmuştur. Ciddi diziye biraz ciddi bir açıklama yakışır dedik.

Karakterlerin çok hızlı konuşması diziye devamı birçok kişi için zorlaştırsa da (ki bu kişilerden biri de aramızda reklamcılıkla uğraşan )yılmayın ve izlemeye devam edin. Eminiz ki değecek.

8. The Alienist

Kaynak:imdb.com

Caleb Carr’ın aynı isimli romanından uyarlanan ve bizce son dönemlerde çekilmiş en başarılı dizilerden birisi Alienist. 1896 yılında New York’unda işlenen seri cinayetleri konu alıyor dizi. Genelevlerde çalışan erkek çocuklarının öldürülmeye başlamasının ardından, psikolog Dr. Laszlo Kreizler (dizide adı ruh avcısı olarak da anılıyor), New York Times gazetesinde illüstratör olarak çalışan John Moore ve emniyette sekreter olarak çalışan Sarah Howard seri katili yakalamak üzere bir araya gelmesiyle zamana karşı yarış başlıyor. Psikolojik gerilimin çokça hissettiğimiz yapımda katilin zihnine girmeye çalışan kahramanlarımıza eşlik ediyor ve yozlaşmış polislerin varlığıyla sinirlerimiz tepemize çıkıyor. Geçmişin hayaleti tarafından kovalanan karakterlerimizin zamanla yaşadıkları gelişimleri ise oldukça başarılı aktarılıyor. Bizce dizide yaratılan atmosfer, kurgu ve oyunculuklar oldukça kaliteli. Gerilimi ise tam dozunda.

9. Death to Me

Kaynak:pinterest.com

Bir solukta izleyeceğiniz trajikomedi ve gizem dolu bir diziyle karşınızdayız. Kocasının öldürülmesinin ardından dul kalan Jen, kilisenin yas grubunda nişanlısının yasını tutan Judy ile tanışır. Jen biraz agresif biraz da öfke sorunları olan (ve kocasının ölümü için kendini sorumlu tutan) bir kadındır. Judy ise pozitif ve iyimser bir duruş sergiler. Karakterleri birbirinden çok farklı olan bu iki kadını yasları onları bir araya getirir. Jen Judy’e karşı yakınlık hissetse de sonradan öğrendikleri ile bu durum değişiyor, eh burdan sonrası hikaye biraz karmaşıklaşıyor(ilk bölümü izledikten sonra demek istediğimizi anlayacaksınız 😉). Spoiler vermeden anlatamayacağımız için sadece şunu söyleyebiliriz ki bol bol gizem sizleri bekliyor.

10. The Good Place

Kaynak:thegoodplace.fandom.com

Merhaba okuyucu! Her şey yolunda iyi yerdesin. Good Place ölümden sonraki yaşama mizahi ve felsefi bir bakış açısıyla yaklaşan ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu sorgulamamıza olanak veren bir komedi dizisi. Öldükten sonra gözlerini “İyi Yer”de açan Eleanor Shellstrop (Kristen Bell) aynı isimli bir kadınla karıştırıldığını ve yanlış yere gönderildiğini fark eder.  İyi Yer’in mimarı Michael’a (Ted Danson) aslında Kötü Yer’e ait olduğunu çaktırmamak için iyi bir insan olmayı öğrenmeye karar veren Eleanor ruh eşi olduğu söylenilen Chidi Anogonye (William Jackson Harper) adlı felsefe profesöründen yardım isteyecektir. Acaba İyi Yer’de her şey göründüğü gibi masum mudur?

Ahlaki ve etik sorunlara halen düşüncelerini anlamlandırmaya çalıştığımız filozofların bakış açısıyla yaklaşan Michael Shur’un kurguyu ince ince işleyerek yarattığı dizi izleyiciyi hiç sıkmayan ve tam anlamaya başladığınızda sizi ters köşeye yatıran bir yol izliyor. Ayrıca şunu da belirtmek isteriz ki dizide ki her karakter( burada özellikle D’Arcy Carden tarafından canlandırılan Janet karakterine dikkat çekmek isteriz)eşsiz bir şekilde resmediliyor. Eğer daha başlamadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz demektir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s