Budapeşte Tıkınma Rehberi

Gezmek, yeni yerler görmek ve farklı kültürler tanımak çok önemli. Daha önemli olan ise bu yerlerde güzel yemekler yemek ve tabi ki kahvenin en lezzetlisini içmek. Yeme-içme yerlerine başlamadan önce Macaristan’a özgü birkaç yemekten bahsetmek istiyoruz. Daha bunu demeden aklınıza gulaş geldi değil mi? 😅Ondan da bahsedeceğiz ama şu ismi hiçbir anlam ifade etmeyen yerel yemekleri de anlatacağız. Sonra gittiğinizde yok efendim bu ne demeyin.

Gulaş: Ülkenin milli yemeği olarak gördüğümüz gulaş bir çeşit çorba/yahni. İçerisinde biftek, patates, havuç ve paprika oluyor genelde. Bazen çorba kıvamında geliyor bazen sulu yemek gibi geliyor. Sanırım herkes kendi kafasına göre yapıyor gulaşı. Eğer ilk defa gidiyorsanız gulaşı deneyin deriz. Ama ilk gidişiniz değilse burada bir sürü farklı yiyecek var, o yüzden gulaş düşüncesini sakince bir kenara itin.

Langos:  Gördüğünüzde bu şey değil mi ya pişi derseniz yalnız değilsiniz arkadaşlar. Bize bildiğiniz pişi gibi geldi çünkü. Macaristan’da genel olarak sokak yemeği olarak yenilen langosun bir sürü çeşidi var. Biz en bilinen şeklini yani peynir, sarımsak ve ekşi kremalısını yedik.

Evet, pişi olabilir ama bu ağzımızın sulandığı gerçeğini değiştirmez

Chicken paprika: Macaristan’da her şeyin içerisine paprika konduğunu göreceksiniz. Ciddi anlamda ne bulurlarsa içine paprika koyduklarına eminiz😄 Chicken paprikada popüler diyeceğimiz yiyeceklerden birisi.

Töltött Káposzta: İsminden büyük beklentimiz vardı. Baya havalı bir şeyler gelmesini bekliyorduk ne yalan söyleyelim (üşendiğimiz için yerel yemekleri araştırmadık jsdhfjs). Ama bildiğiniz lahana sarması bu. Osmanlı mutfağı ile Macar mutfağı arasında benzerlikler var, o yüzden tanıdık yemeklere sıkça rastlayacaksınız bu da onlardan birisi.

Budapeşte’de Nerede Kahve İçilmeli?

Kahveye olan aşkımızı bizleri takip eden herkesin bildiğini düşünüyoruz. Bazen daha fazla kahve içmeyi yemeğe tercih ettiğimiz oluyor, bu sebeple de kalacağımız günün iki katı kadar kahveci ekliyoruz rotamıza shdjfg.

  • Espresso Embassy: Stefan Bazilikası’na yakın bir noktada bulunan ve 3.dalga kahve sevenler için adeta bir cennet olan Espresso Embassy’de bizim gibi kahvaltısını hafif sevenler içinde seçenekler bulunuyor. Özellikle kruvasan çeşitleri bakımından oldukça mide doldurucu fgsdişfk Budapeşte’de denediğimiz yerler arasında bizce en iyisi burası, zaten gittiğinizde de bize hak vereceksiniz.
  • Budapest Baristas: Hem kahvaltısı hem de kahveleri için ölüyoruz. Kahvaltı menüsü oldukça geniş. Her kafadan insan için yenilecek bir şeyler bulunabiliyor. Kahvesini övmeyi planlamıyoruz kötü olsa gitmezdik zaten gibi bir havalı cümle bırakıyoruz buraya hfdgj.
  • Kontakt Budapest: Kahvenizi şekerli ya da şuruplu seviyorsanız burada şekerin ş’sini söylediğiniz an bu garip insanda kim bakışlarına maruz kalabiliyorsunuz. Kahve çekirdeğinin kendi aromasının yeterli olacağını düşünüyorlar. Kahvesini içmemiş olsaydık normalde buna şiddetle karşı çıkardık. Çünkü White chocalate mocha kırmızı çizgimizdir (keşke abartıyoruz diyebilseydik dgdjx)
  • Kelet Café: Buda tarafında kahveci önermeden geçemezdik, buraya girdiğinizde çıkmak istemeyeceksiniz. Çünkü yüksek ihtimalle yorgunluktan ölüyor olacaksınız😅 Şaka bir yana öğlen vaktinizi geçirmek için harika bir ambiyansa sahip. Bu yazıyı yazarken bile kafamızda canlandırabiliyoruz. İşin özü kahve ve tatlıları mükemmel. Kafenin duvarları boydan boya kitaplarla kaplı, içeride yumuşak bir ışık var… Neyse iyiyiz biz, özlemedik hiç burayı.
New York Cafe öğle kaçamakları içinde tercih edilmeli 🤤
  • New York Cafe: Fotoğraflarına bakınca otomatik olarak böbreğinizi satma isteği uyandırabilir ama o kadar da uçuk fiyatları yok. New York Cafe Budapeşte’nin en popüler mekanlarından birisi. Burası için, insanlık için önemsiz ama gidecekler için büyük bir önerimiz var: gitmeden REZERVASYON yaptırın. Bu sizi (şaka yapmıyoruz) +12698 adım öne geçiriyor (saydık adımları dermişiz). İçeri ilk girdiğimizde baya bir sıra vardı öyle ki rezervasyonumuz var bile diyemedik. Bir de burada bahsetmek istediğimiz gıcık bir adam var hikayemiz onun suratının renk değiştirmesiyle alakalı. Soru sorduğumuzda bizi alaya alan bu arkadaşı tam o anda insanları kafe dışında tutan kırmızı kordonun bizim için açılmasıyla mosmor ettik. Sanırız hayatımızda havalı hissettiğimiz tek andı hdf. Üstüne masamız orkestranın önündeydi, adama dönüp attığımız bakışı tahmin etmişsinizdir. Biz tatlı yemek için gitmiştik, ama kahvaltıdan akşam yemeğine kadar her menülerinde mevcut.

         *Önemli bir not: burada çatal, bardak ne var ne yok hepsi farklı kişiler tarafından getiriliyor ve güzel bir miktar servis ücreti bırakıyorsunuz.

  • Costa Cafe: Burayı şiddetle önermiyoruz, gitmek isterseniz biz sizi uyarmıştık bakışlarımıza maruz kalabilirsiniz. Bu listede olmasının sebebi Starbucks ile olan aşırı benzerliği dkdkd. Hatta biz Budapeşte’nin Starbucks’ı (Macaristan’ın Starbucks’ı) sanmıştık ama değilmiş tabii bu tamamen bizim cahilce yapılmış varsayımımızdı. Tabi ki de merakımızdan denedik, uğruna öleceğimiz bir kahve değildi fakat çok kötü de değildi. Yoklukta gider diyebiliriz, tabi burada yokluğun olmayacağını varsayıyoruz 😏

      *Daha da önemli bir not: Burada kafe kültürü bizim alışık olduğunuzdan biraz farklı. Saat 7 civarında hepsi kapanıyor çünkü. O yüzden akşamüstü kahvecilere gidecekseniz çalışma saatlerini önceden kontrol etmeniz sizi, bizim yaşadığımız yıkılma anından kurtaracaktır.

Budapeşte’de Nerelerde Tıkınmalı?

Uzun bir günün ardından en çok beklediğimiz anlardan biri olan yemek kısmına geldik. Biz yemeklerimizin hepsini Peşte kısmında yedik, Buda tarafına hal falan kalmıyor çünkü akşamları.

  • Belvarosi Disznotoros: Anthony Bourdain’in beğendiği bir yer ve otelimize de yakın olduğu için seçmiştik. (Anthony Bourdain kim diyenler de ne bileyim… şaka şaka bizde gitmeden önce öğrendik) Yediğin kadar öde sistemiyle çalışıyorlar yani oldukça ucuz gömün gitsin. 😊 Yemekleri oldukça çeşitli ve lezzetli domuzdan tavuğa, ördeğe kadar pek çok et çeşidi ve yanlarında meze olarak alınabilecek pek çok yan ürün var. Her çeşitten denemek amacıyla her birimiz farklı yemekler aldı. Böylelikle daha fazla yemek tadabiliyoruz (o zamanlar da korona yok tabii)
  • Street Food Karavan: Burası Szimpla’nın hemen yanında fakat biz ne yazık ki gidemedik. Çünkü bizim gittiğimiz aylarda kapalıydı. Bahar aylarında açılıyormuş burası. Bir sürü yemek karavanının olduğu bu sokakta adından anlaşılacağı üzere sokak yemekleri satılıyor. Bildiğimiz kadarıyla içeride vegan seçeneklerde mevcut. Bilen bilmeyene anlatsın diyoruz o yüzden bize oradaki ortamdan ve yemeklerinden bahsedebilirsiniz  (Hayır ağlamıyoruz gözümüze şubat ayı kaçtı.)
  • Kiosk: Burada yaşadığımız olayı anlatmazsak olmaz. Önceden rezervasyon yaptırma huyumuz sayesinde yine rezervasyon yaptırıp gittik. Yaptırmadan önce de internet sitelerinden menülerine bakıyoruz (çünkü paramız ciddi anlamda ucu ucuna yetecek şekilde çıktık bu geziye). Kendimizi ona göre ayarladık ve restoranın önüne geldik. Birde baktık ki nehir kenarına yakın, bir sürü ışıkla süslendirilmiş çok zarif ve lüks bir yer. Acaba doğru mu geldik diye tereddütte kalıp içeri giremedik (bizim ülkemizde böyle bir yer olsa fiyatlar garanti tavan olur düşüncesi de var bir yanda) ve tekrar rezervasyonumuzun olduğu yeri kontrol ettik, doğruydu içeri çekine çekine girdik. Neyse ki korktuğumuz başımıza gelmedi ve fiyatlar internetteki ile aynıydı (ruhumuz fakir). Yemekleri ve ortamı oldukça güzeldi. Romantik bir ortamı var diyebiliriz. Yemekleri gerçekten çok lezzetli, özellikle gulaş ve chicken paprikayı tereddüt etmeden sipariş edebilirsiniz.
  • Central Market Hall: Büyük kapalı bir market olan Central Market Hall’ da aynı zamanda yemek yiyebileceğiniz birçok dükkân bulunuyor. Burası yemek yemek için oldukça ucuz bir yer. O yüzden kısıtlı bir bütçeniz varsa burayı rotanıza eklemek sizi baya rahatlatacaktır. Biz sahip olduğumuz şansımız sayesinde gidememiştik, çünkü burası da kapalıydı (kesinlikle bizde bir sorun yok).
  • Langos Land: Langos yemek için en iyi yerlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Yer bulmak zor olabiliyor ve şehrin biraz dışında kalıyor ama gitmenize değer. Langosları taze hazırlıyorlar ve kızartıp servis ediyorlar. Pek çok çeşidi mevcut fakat tek eksi yanı menünün İngilizce olmaması. Buraya gitmeye üşenirseniz, langosu bizim gibi gördüğünüz her yerden alabilirsiniz jsdhsd
By Tom Hall
  • Mazel Tov: Yahudi mahallesinde bulunan ve “ruin” bar konsepti olan Mazel Tov için şunları söylüyoruz: ortam ve kokteyller. Tabi yemekleri de çok lezzetli. Ağırlıklı olarak İsrail mutfağından lezzetler sunsa da Akdeniz mutfağı da menü de bulunuyor. Gidip de aramızdan bazı arkadaşlar gibi İsrail mutfağından bir şeyler denemezseniz, sizlere şimdiden cıkh cıkh temalı bakışlarımızı atıyoruz.

Sarhoş olmak ya da olmamak

Biz olmamayı seçmişiz. Yazımızı yazarken fark ettik de gittiğimiz tek bar Szimpla Kert ve yemek yerken götürdüğümüz kokteyllermiş. Ama ne yapalım yukarıda da belirtmiştik kahveciyiz.

  • Szimpla Kert

Eğer bir gün yolunuz Budapeşte’ye düşer ve Szimpla’da partilemezseniz ben bu şehri gezdim diyemezsiniz. Yok yağğ ben herkesin yaptığını yapmam deseniz bile birden kendinizi burada buluyorsunuz, öyle bir çekiciliği var yani. Birkaç katlı bir binadan oluşan ve alışveriş merkezlerindeki yemek katı mantığı ile aynı olan bu Ruin barda birden fazla marka/bar/stand bulunmakta. Siz istediğiniz, ilginizi çeken bara/standa gidip istediğinizi söylüyorsunuz içeceklerinizi aldıktan sonra da istediğiniz yere geçip oturuyorsunuz. Ruin bar ne diyecek olursanız. Tamamen ikinci el, eski eşyalardan oluşan bir yer bu nedenle dekorasyonda çok ilginç şeylerle karşılaşabilirsiniz (mesela oturduğumuz yere dikkat etmeyip koltuk tarafından yumuşak yerlerimize bir şeyler girmişti). İçerisinin oldukça karanlık olduğunu söylemememizde de fayda var. Bu yere ait sevmediğimiz tek şey içeceklerimizi aldığımız stanttaki çalışanların biraz kaba oluşları ve bizimle dalga geçmeleriydi. Neyse karşılığında bizde onlarla dalga geçerek sorunlarımızı medeni şekilde çözmüştük.

  • Morrison 2

Yine bir ruin pub (valla bizde anlamadık şehrin her yerinde bir ruin konsepti var) önerisi ile geldik. Szimpla Kert’ e göre biraz daha neon renkli, canlı kalıyor burası. Kendisini listemize eklemiştik ama neden gitmedik hiçbir fikrimiz yok (Öykü’nün gezme şekline alışık olmayan garibanlar akşam 8’de otelde sızdığı için olabilir belki). Ama daha önce ki gezimizde gitmiştik ve kokteyl sevdalısı olarak burasının harika bir yer olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

*Mericano Bar ve Hotsy Totsy Bar(ismi çok tatlı değil mi jfjsh) listemizde olan ama gitmediğimiz yerlerdi.

Gözden kaçırdığımız yerleri yorumlara yazabilir ve kendi deneyimlediklerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Böylece bir dahaki gidişimizde daha çok yeriz jghaksj

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s